7 Ocak 2012 Cumartesi

Uyuşturucu baronundan sosyoloji dersleri, İki Escobar'ın Hikayesi

Bu hikayede iki Escobar var. Pablo Escobar, 70’li yıllardan başlayarak 90'ların başına kadar, Kolombiya'nın en büyük uyuşturucu kartelini yönetmiş bir suçludur. Aslında onun hayatı bir "Devlet nedir?" dersi olarak okunabilir. Çünkü onun hikayesi, işlevini yerine getiremeyen devletin yerine geçen bir adamın hikayesidir.
Pablo Escobar
Sefaletin içinden çıkıp araba hırsızlığı ile başladığı suç hayatında, mecliste koltuk sahibi bir uyuşturucu baronu mertebesine kadar yükselmiştir. 1989 yılında Amerika'nın uyuşturucu trafiğinin neredeyse %80'ini elinde bulunduran Escobar, aynı yıl Forbes tarafından dünyanın en zengin 7. adamı olarak gösterilmiştir. 

6 Ocak 2012 Cuma

Bağımsızlığımın ikinci yıl dönümü

Üniversiteye hazırlanırken başladım sigaraya. İçiyordum çünkü, içebiliyordum. Dershane kantininde iyi bir sosyalleşme aracıydı. Havalıydı da. Üniversiteyi kazanıp ailemden ayrı Eskişehir'de yaşamaya başlayınca hepten işin ucunu kaçırdım.
Bırakmaya ne zaman karar verdim? Bağımlı olduğumu anladığım zaman. Yaptığım bir işin keyfi, sigara içme isteğiyle bölünmeye başladığında. Sigaranın zararlarını ilkokul çocukları bile biliyor. Ama bir de sadece içicinin bildiği zararlar vardır.

2 Ocak 2012 Pazartesi

Aile, uğrunda savaşmaya değer


“Dünya babalarla doluydu – o yüzden mutsuzlukla doluydu; dünya annelerle doluydu –yani sadizmden namusa kadar uzanan bin bir türlü sapıklıkla doluydu; erkek ve kız kardeşlerle, amcalarla ve halalarla doluydu –yani delilik ve intiharla doluydu.”                                                                                          Cesur Yeni Dünya – Aldous Huxley   
                                                                                               
Her zaman en zoru aile meselesidir. En muhtaç olduğunuz, bu nedenle de sizi hayal kırıklığına uğratmama ihtimali en düşük olandır. Mutlaka bir eksiklik vardır. Bir şey mutlaka onların suçudur.  Annen ya fazlasıyla fedakarlık yapıyordur senin için ya da yapması gerekeni bir türlü yapmıyordur. Kendini ailesi için tüketmesini izlemek de üzer, baştan beri seni fedakarlık yapmaya değer görmemesi de. Anneni tutkuları olan sıradan bir kadın olarak görmek ise asla işine gelmez.
Warrior 2011 yapımı. Muhteşem bir finali var.
Baban ya içer ya ilgisizdir ya despottur ya da anneni ağlatır. Hiçbir şey yapmasa bile insandır. İnsan olduğunu, hata yapabileceğini, zayıf olabileceğini görmek incitir büyürken. Muhteşem bile olsa bir gün ölüp giderek senin kalbini kırmanın bir yolunu bulur.
Aile meselesi hiç bitmez. Yaraladığı zaman en çok aile yaralar. Yerine koymaya çalıştığınız her şey, bir an gelir eğretiliğini hissettirir. Ve hiç kimse tarafından sevildiğini hissetmek bu kadar önemli değildir. Bu sadece size olmuyor. İnsan böyle bir şey. Aile böyle bir şey.

1 Ocak 2012 Pazar

2012'de kaç kitap okuyacaksınız?

Goodreads.com'u geçen yıl keşfettim. Okuma alışkanlığınıza ve keyfinize katkıda bulunacak güzel bir site. Evdeki kitaplarınızı bu sitedeki sanal kütüphaneye kaydedip, okuyup okumadıklarınızı takip edebiliyorsunuz. Sizinle aynı kitabı okuyan diğerleri ile iletişime geçebiliyorsunuz. Küçük testler, alıntılar, gruplar, listeler var. Bir diğer güzellik de sevdiğiniz yazarların bloglarına ekledikleri yazıları takip edebilmeniz. Eylül'deki "uyanmadan önceki o uzun sihirli an" yazımdaki Gerorge R.R. Martin'in fantezi edebiyatla ilgili söylediklerini de oradan alıntılamıştım. 
Keşke bu sitenin Türkçe bir benzeri olsa diye düşündüm

Çevir/Translate

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...