11 Ekim 2011 Salı

Ruhum sana emanet

Ben, sen olsam. Senin gibi görünüp, tam da senin yerine doğsam ve yaşadıklarını yaşasam, "sen" olur muyum? Hepimizin ayrı bireyler ve biyolojik yapılar olmamızın dışında bizi diğerlerinden farklı yapan bir "öz" var mı? İşte yine o en eski kavşaklardan birinde, o en eski sorulardan biriyle karşı karşıyayız.
Sevdiğim bir hikaye/film türü var: Eternal Sunshine of a Spotless Mind veya Being John Malkovich gibi -şimdilik- pek mümkün görünmeyen bir fikir üzerine gayet gerçekçi ve mantıklı bir akıl yürütme üzerine kurulu. Cold Souls da bu tip bir hikayeyi anlatıyor. Başrolde Paul Giamatti ve karısı Claire rolünde Emily Watson var ki, beraber filmden hoşlanma yüzdemi de artırmış olabilirler.
Paul Giamatti (filmdeki karakterin ismi de aynı), Broadway'de Vanya Dayı rolüyle sahneye çıkmaya hazırlanan bir oyuncudur. Ancak hazırlandığı rolün de etkisiyle ruhunda bir ağırlık hissetmektedir. Mutsuzluk ve can sıkıntısı hem performansını hem özel hayatını olumsuz etkilemeye başlar. Menajerinin tavsiyesi ile okuduğu bir makaleden, kişilerin ruhlarını onlar için depolayarak saklayan bir şirket olduğunu öğrenir. Bir şekilde bunun kendisi, oyunculuğu ve evliliği için iyi olacağı kanaatine varan Paul, ruhunun çıkarılıp ayrıca depolanmasına karar verir. Ancak ruhunun %95 ini bir kavanoz içinde kasaya kilitledikten sonra, hemen hiçbir duyguya sahip olmadığından ne rolünü oynayabilir ne de insanlarla kendisi gibi iletişim kurabilir. Ruhsuz kalmak istemeyen Paul'e geçici bir süre için bir katalogdan istediği herhangi bir ruhu seçmesi önerilir. Ruhlar özellikle Rusya'dan "taşıyıcı"lar aracılığıyla kaçak olarak Amerika'ya gelmektedir. Ancak taşınılan bütün ruhlar, daha sonra çıkarılsa bile taşıyıcılarda bir miktar tortu bırakmaktadır. Nina'nın (Dina Korzun) Rusya'dan getirdiği "Rus Şair" ruhu Paul'e ağır geldiğinde, Paul'un kendi ruhu Nina'yla birlikte, "Amerikalı aktör ruhu" siparişi üzerine Rusya'ya uçmaktadır. Paul'un kendi ruhunu geri alabilmesi için onunla bağlantı kurması, kendi ruhunun içine bakması gerekmektedir. Nina ise o kadar çok tortu biriktirmiştir ki artık kendi ruhunu geri alabilecek kadar boş yeri yoktur.
Zaman zaman kendinizle bağlantınızın koptuğunu veya içinizde başkalarının tortularının biriktiğini hissetmez misiniz? Alın size baştan sona kadar istediğiniz şekilde yorumlayabileceğiniz harika bir film. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Çevir/Translate

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...