18 Eylül 2011 Pazar

uyanmadan önceki o uzun sihirli an...

Yüzüklerin Efendisi - Yüzük Kardeşliği'ni sinemada bilmem kaç kere izlemiştim ki, akşam sinemaya aynı filme gideceğimi duyan babam "allaaşkına ne buluyosun, valla dalga geçmiyorum, 20 yaşında koca kızsın ne buluyosun o abidik gubidik yaratıklarla dolu filmde" diye sordu. Aslında çok "dalgacı" bir insandır kendisi:) Ama bu sefer dalga geçmeden, beni anlamak için sormuştu. Şöyle demiştim ben de:
Çok güzel bir rüya gördüğünü düşün. Gerçek olmaması, rüyayı tekrar görmek istemene engel olur mu?
Başrolünde Yüzük Kardeşliği'nin Boromir'i Sean Bean'in 
oynadığı dizinin açılış müziği de ayrıca etkileyici

Bu gece George R.R. Martin'in, A Song of Ice and Fire serisinin ilk kitabı olan Game of Thrones'dan uyarlanan aynı isimli dizisi Cnbc-e'de başlıyor. Aranızda babam gibi fantezi edebiyatı şüpheyle karşılayanlar varsa da onları yazarın kendi cevabıyla başbaşa bırakıyorum:
En iyi fantezi rüyaların diliyle yazılandır. Rüyalar kadar canlı, gerçekten daha gerçek... en azından bir an için... uyanmadan önceki o uzun sihirli an...
Fantezi gümüş ve kırmızıdır, çivit mavi ve gökmavisidir, altın ve lacivert damarları olan volkanik camdır. Gerçeklik kontrplak ve plastiktir, çamur kahvesi ve asker yeşiliyle paketlenmiştir. Fantezi acı kırmızı biber ve bal, tarçın ve karanfil, az pişmiş kırmızı et ve yaz mevsimi kadar tatlı şaraplar tadındadır. Gerçeklik fasulye ve tofu, en sonunda da küldür. Gerçeklik Burbank'ın zincir alışveriş merkezleri, Cleveland'ın fabrika bacaları, Newark'ta bir otoparktır. Fantezi Minas Tirith'in kuleleri, Gormenghast'ın kadim taşları, Camelot'un salonlarıdır. Fantezi Icarus'un kanatlarında uçar, gerçelik Southwest Havayolları'nda. Hayallerimiz gerçeğe dönüştüğünde neden bu kadar küçülür ki?
Bence, renkleri yeniden bulmak için okuruz fanteziyi. Güçlü baharatları tatmak, sirenlerin söylediği şarkıları duymak için. Fantezide içimizin derinliklerindeki bir şeyle, bir gün gecenin ormanlarında* avlanmanın, kovuklu tepelerin** altındaki şölenlerin ve Oz'un güneyinde, Shangri-La'nın kuzeyinde bir yerde, ebediyen sürecek bir aşkı bulmanın hayalini kuran çocukla konuşan, eski ve gerçek bir şey var. 
Cennetleri onların olsun. Ben öldüğümde, umarım daha da önce, Orta Dünya'ya gideceğim. 
Çev. Notu: * In The Forest of Nights-Kersten Hamilton ve **Hollow Hils-Mary Stewart romanlarına gönderme yapılmıştır.
Çeviren: Başak Gülsoy

2 yorum:

  1. Taht oyunlarının çıkan ilk üç serisini okudum ve 1. sezon dizisini izledim. Çok beğendim. Diğer çıkan 2 kitabını da aldık. Oğlum okuyor. Bu kitapların daha heyecanlı olduklarını söyledi. Dizisi de mükemmel.

    YanıtlaSil
  2. Ben maalesef diziyi 1. sezondan sonra takip edemedim. Ancak çok beğenmiştim ve sürekli aklımın bir köşesinde.

    YanıtlaSil

Çevir/Translate

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...