13 Ağustos 2011 Cumartesi

Maç Sayısı - Match Point


Şu filmin afişine bir bakın. Ne tür bir film sizce?
Akşam 9 da işten fiziksel ve ruhsal olarak tükenmiş şekilde çıktım. Fazlasıyla sıradan bir gündü yani. Çok yorgun ve mutsuz olduğum akşamlarda, bankaya yakın bir dükkana girip, beni olabildiğince mutlu edebileceğine inandığım bir film alıp öyle gidiyorum eve. Genelde komedi veya romantik komedi seçiyorum. İşe girmeden önce, tercihlerimin bu yönde değişebileceği hiç aklıma gelmemişti. (Bazen “gün”, beni nefes alıp veren bir “ağrı”ya dönüştürüyor. O zaman bir şişe şarap alıp, televizyondaki en gerzekçe şeyin başına geçip, gözlerimden yaşlar akana kadar gülüyorum.)
Bu film hakkında hiç bir şey bilmiyordum. Sadece dvd kapağına bakarak aldım.
Fazlasıyla reklamı yapılan filmlerin istemeden öğrendiğim konuları dışında, filmin konusu hakkında hiç birşey bilmeden izlemeye bayılıyorum. Maç Sayısı’nın da kapağına baktım: sevdiğim oyuncular, romantizm, romantizm varsa bir parça da komedi vardır, maç sayısı da diyor, gevşek bir Amerikan romantik komedisi.. dedim ve aldım. Yönetmenine bile dikkat etmedim.
Woody Allen’mış yönetmeni ve yazarı. Ve tabii ki kapak beni -iyi ki- tamamen yanıltmış. Filmin başında Jonathan Rhys Meyers’ın Anna Karenina’yı değil de Suç ve Ceza’yı okuması tesadüf değilmiş. Film için hazırlanan başka kapaklar ve afişler de varmış. Ama filmden alınmış bu sahne, kapağa tekrar tekrar baktırırmış.

Not: Bu yazı eski bir yazı. Artık bir bankada çalışmıyorum:) Filmi sevdiğimden ve o ilk izlediğim zamanki düşüncelerim üzerine yeni bir şeyler yazmak istemediğimden bu haliyle yayınladım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Çevir/Translate

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...